in

‘Lütfen Bebeğim Olmasın, Çok Küçüğüm…’ Başarılı Oyuncu Yeşim Ceren Bozoğlu Uğradığı Cinsel Tacizi İlk Kez Paylaştı

'Lütfen Bebeğim Olmasın, Çok Küçüğüm...' Başarılı Oyuncu Yeşim Ceren Bozoğlu Uğradığı Cinsel Tacizi İlk Kez Paylaştı
'Lütfen Bebeğim Olmasın, Çok Küçüğüm...' Başarılı Oyuncu Yeşim Ceren Bozoğlu Uğradığı Cinsel Tacizi İlk Kez Paylaştı

Ünlü ve başarılı oyuncu Yeşim Ceren Bozoğlu, geçtiğimiz gün Instagram’da içini döktü.Gelin bakalım, neler olmuş?

Yeşim Ceren Bozoğlu’nu hepimiz çok yakından tanıyoruz…

s-ce58693e807ec38f2a28ff9531d009a5b5da73Tanımıyorsanız da Doktorlar dizisinin Fikret’i dersek, belki hatırlarsınız. Yıllardır televizyon dünyasında yer alan başarılı bir oyuncu kendisi. Ekranların sevilen yüzü anlayacağınız.

44 yıllık hayatına birçok tiyatro oyunu, dizi ve film sığdırdı, bunun yanı sıra birçok da ödülü var…

C’est à moi que tu parles??? A post shared by Yeşim Ceren Bozoğlu (@yesimcerenbozogluu) on Apr 30, 2018 at 3:23am PDT

Ve elbette kendi içinde sakladığı birçok anısı var; her insanda olduğu gibi…

Ha birde ben saçlarımı kestirdim bu arada, bunu hiç konuşmamıştık ?‍Nasıl olmuş? #saçlarımıkestim #yaptımbunu #pişmandeğilimyineolsayineyaparım ‍‍ A post shared by Yeşim Ceren Bozoğlu (@yesimcerenbozogluu) on May 22, 2018 at 5:04am PDT

İşte onlardan birini geçtiğimiz gün paylaştı Yeşim Ceren Bozoğlu. Hem de açık yüreklilikle…

Fotoğrafta ne görüyorsunuz?Güzel bir kadın mı?Havalı bir elbise mi?Güzel saçlar ve makyaj mı? Benim için bunların ötesinde bir anlamı var bu fotoğrafın.Müsadenizle anlatayım: Yaralı çirkin ördek yavrusunun, sağlıklı ve güçlü bir kuğuya dönüşme hikayesi bu fotoğraf; benim hiç anlatmadığım hikayem: Çocukluk döneminde çok küçük yaşta cinsel tacize uğrayan kız çocuğu çok ağlar.Çok korkmuştur.Başına gelenin ne olduğunu tam bilemese de, bir şeylerin çok yanlış olduğunun ve büyük bir tehlikeden sağ çıktığının farkındadır…6 yaşındadır.Başına gelen olayın bir şekilde, anne olmak ve bebek sahibi olmakla alakalı olduğunu da bilir.Ailesindeki ve çevresindeki herkes ona böyle bir şeyin, onun yaşında olmasının mümkün olmadığını söylemesine rağmen ikna olmaz.3 sene boyunca her gece ağlayarak dua eder:”Allah’ım nolur lütfen bebeğim olmasın, ben daha kendim bebeğim, çok küçüğüm, nolur Allahım nolur bebeğim olmasın…” diye.Başına gelenleri kendi suçu zanneder.Öyle ya, o kötü bir kız olmasa, bunlar neden onun başına gelmiş olabilir ki? Dehşet ve kabus dolu üç yılın ardından, farkında olmadan bir karar verir:”Kız çocuğu” olmak tehlikelidir, kızların başına, kız oldukları için kötü şeyler gelebilir, “erkek çocuklar” ise ona göre, daha güçlüdür.Abileri gibi… Yavaş yavaş eteklerden ziyade abilerinin pantolonlarını giymeye başlar.Onları taklit eder, onlar gibi güçlü olmak ister… Büyüdükçe farkında olmaksızın erkeksi davranışla ve güçle kendini koruyabildiğini görür.Kadınsı olan herşeyi küçümser.Saç makyaj güzellik onun için hava cıvadır.O beyni, yetenekleri ve karakteriyle sevilmek ve saygı görmek ister. Yıllar yılları kovalarken o içindeki küçük yaralı kız çocuğunu ve narin kadını bir kafese kapatır üstlerine duvarlar örer.Seslerini duymamak için de zihninde şahane bahaneler üretir.Ta ki atılan bir şevkat tokadı ile kalbindeki ve içindeki tüm duvarlar parçalanana kadar… Bu hikayeyi konuşabilmem çok uzun zamanımı aldı.Çok uzun yıllar o acıyı yok saydım…Sonra yavaş yavaş içtenlikle yapılan her kadın sohbetinde yalnız olmadığımı gördüm.Çocuk yaşta tacize uğrayan bir çok kız kardeşim (devamı yorum olarak aşağıda) A post shared by Yeşim Ceren Bozoğlu (@yesimcerenbozogluu) on Oct 20, 2018 at 7:54am PDT

Fotoğrafta ne görüyorsunuz? Güzel bir kadın mı? Havalı bir elbise mi? Güzel saçlar ve makyaj mı?

Benim için bunların ötesinde bir anlamı var bu fotoğrafın. Müsaadenizle anlatayım:

Yaralı çirkin ördek yavrusunun, sağlıklı ve güçlü bir kuğuya dönüşme hikâyesi bu fotoğraf; benim hiç anlatmadığım hikâyem:

Çocukluk döneminde çok küçük yaşta cinsel tacize uğrayan kız çocuğu çok ağlar. Çok korkmuştur. Başına gelenin ne olduğunu tam bilemese de, bir şeylerin çok yanlış olduğunun ve büyük bir tehlikeden sağ çıktığının farkındadır…6 yaşındadır. Başına gelen olayın bir şekilde, anne olmak ve bebek sahibi olmakla alakalı olduğunu da bilir. Ailesindeki ve çevresindeki herkes ona böyle bir şeyin, onun yaşında olmasının mümkün olmadığını söylemesine rağmen ikna olmaz.3 sene boyunca her gece ağlayarak dua eder:”Allah’ım ne olur lütfen bebeğim olmasın, ben daha kendim bebeğim, çok küçüğüm, ne olur Allah’ım ne olur bebeğim olmasın…” diye. Başına gelenleri kendi suçu zanneder. Öyle ya, o kötü bir kız olmasa, bunlar neden onun başına gelmiş olabilir ki?

Dehşet ve kâbus dolu üç yılın ardından, farkında olmadan bir karar verir:”Kız çocuğu” olmak tehlikelidir, kızların başına, kız oldukları için kötü şeyler gelebilir, “erkek çocuklar” ise ona göre, daha güçlüdür. Ağabeyleri gibi…

Yavaş yavaş eteklerden ziyade ağabeylerinin pantolonlarını giymeye başlar. Onları taklit eder, onlar gibi güçlü olmak ister…

Büyüdükçe farkında olmaksızın erkeksi davranışla ve güçle kendini koruyabildiğini görür. Kadınsı olan her şeyi küçümser. Saç makyaj güzellik onun için hava cıvadır. O beyni, yetenekleri ve karakteriyle sevilmek ve saygı görmek ister.

Yıllar yılları kovalarken o içindeki küçük yaralı kız çocuğunu ve narin kadını bir kafese kapatır üstlerine duvarlar örer. Seslerini duymamak için de zihninde şahane bahaneler üretir. Ta ki atılan bir şevkat tokadı ile kalbindeki ve içindeki tüm duvarlar parçalanana kadar…

Bu hikâyeyi konuşabilmem çok uzun zamanımı aldı. Çok uzun yıllar o acıyı yok saydım… Sonra yavaş yavaş içtenlikle yapılan her kadın sohbetinde yalnız olmadığımı gördüm. Çocuk yaşta tacize uğrayan birçok kız kardeşim (devamı yorum olarak aşağıda) benzer stratejiler geliştirmiş hayatta kalmak ve başa çıkabilmek için.

Benim için kendi içimdeki hapishaneden o küçük kızı ve o zarif kadını kurtarma operasyonum, hayatın karşısındaki incinebilirliğimi savunmasızlığımı kabul ederek başladı. Acıyı kabul ettiğimde ve direnmekten vazgeçtiğimde içimde başka bir güç buldum. Stratejiyle, akıl veya yetenekle elde ettiğim güce hiç benzemiyordu ama bu güç… Kaynağı zekâ değil kalpti çünkü…

Artık kadın olmaya hakkım var.

Artık “güzel” bir kadın olmaya da hakkım var.

Artık içimdeki küçük kız çocuğunu avutabilir ve onu koruyabilirim.

Çünkü artık -şükürler olsun ki- asıl gücüm aklımdan değil, kalbimden geliyor…

Güzel kız kardeşim, canım hemşirem:

Acını kabul et ve içinden geç o cehennemin, bil ki senin suçun değildi, bil ki sana o şiddeti yaşatandan çok çok daha güçlüsün, devam edebildiğin ve hayatta kaldığın için.

Ve bil ki en büyük acın, en güzel en büyük gücün olabilir. Eğer istersen…

Kalbi kanamış bütün kız çocuklarının gözlerinden öperim…

Bu yazısının ardından binlerce destek mesajı yağdı ünlü oyuncuya.

s-55b253c608f51df5a71ed6158920f166e5559e

Bu tarz yorumlar yapanlara da gereken cevaplar verildi pek tabii…

Kesinlikle vicdansızlık!

Umarız, bir an önce bu kafadan kurtulursunuz, yazık…

Kolay kolay her insan anlatamaz bu tarz olayları, ama anlatılmalı, çünkü utanılacak bir şey değil. Biz de kendisini buradan tebrik ediyoruz bu kadar güçlü ve cesur olduğu için!

A post shared by Yeşim Ceren Bozoğlu (@yesimcerenbozogluu) on Jul 25, 2018 at 8:18am PDT

Umarız artık bu olaylar bir an önce biter…

Rapor Et



Yorumun nedir ?

× Yorum yapabilmek için giriş yapmalısın.

Paylaşımı puanlamak ister misiniz?

MaceSte

Paylaşan Yogber : TurkCraf

Şu hayatta çok şanslı olmayı bıraktık biraz şanslı olamadık.

Yaşlandığında Cinsel Hayatın Nasıl Olacak?

Yaşlandığında Cinsel Hayatın Nasıl Olacak?

Amerika'nın %59 ile Desteklediği Eşcinsel Evliliğe Türkiye'nin Yaklaşımı Ne? [ANKET]

Amerika’nın %59 ile Desteklediği Eşcinsel Evliliğe Türkiye’nin Yaklaşımı Ne? [ANKET]