in ,

BU MEMLEKETİN YÜZ KARALARI.

BU MEMLEKETİN YÜZ KARALARI.

Süleyman Güdül

Milli mücadelenin gazi kenti Antep’te bir imam müsveddesi , “Kurtuluş savaşını kaybetmediğimize çok üzülüyorum” diyerek, bu memleketin ne denli yüz karası olduklarını ortaya koymuştur. Yazık bu adamın arkasında namaz kılanlara !.

Kurtuluş savaşını kazananlar, Türk milletinin namusuna sahip çıkarak, analarınızın ve bacılarınızın namusunu düşmana teslim eden Osmanlıya, iyi bir ders vermişlerdir. Osmanlı özlemi çekerek ondan medet ummak, mezara girmiş bir ölüden medet ummak olur. Buda, bu vatanı düşman dan kurtaranlara en büyük ihanettir. Çünkü o tür insanlar, sadece kimlik Müslüman’ı deistlerdir. Anlaşılan, giydikleri şerefli imam cübbeleri yerine, herhalde papaz cübbelerini giymenin özlemini çekmekteler.

Bu tür görüş sergileyerek, Atatürk ve laik cumhuriyete düşmanlık edenlerin hepsi, hilafet aşığı olup kendilerini dinci gösteren din bezirganlarıdırlar. Onlar insanları, Allah ve Peygamber adını kullanarak kandırmak isterler. Aslında onlar, ne Allahın nede peygamberin dediklerine itibar etmez, sadece kendi çıkarları doğrultusunda hareket edenlerdir. Günümüzde, bu tür insanlara inanarak onlara biat edenler çoğalmıştır !.

Kurtuluş savaşını kaybetseydik acaba bu adamların babaları kim olurdu dersiniz  ?. Ayrıca adları da ne olurdu ?.Çünkü işgal altında yaşayan insanlar, işgalcilerin köleleri konumunda olur. Karşı çıkanlar ise, mahkemeye bile çıkmadan oracıkta infaz edilirlerdi. Tecavüze uğrayan kadın ve kızlar, bir müddet sonra hamile kalarak onların çocuklarını doğurmak zorunda kalırlar. Babalarının kim olduğunu bilmeden yaşarlar. İsimleri ise,  Ahmet, Mehmet, Fatma, Ayşe olmazdı.  Olsa olsa Dimitris, Elena, Angelica, Rosalie, Agata, George,  Marry. olurdu.

Atatürk’e ve bu cumhuriyete düşmanlık edenler, bu durumları acaba ne kadar düşünmüşlerdir. Yoksa, bu milletin dedeleri cephelerde savaşırken, onların dedeleri eşkıyalık yaparak düşman kuvvetlerinin saflarında mı olmuşlarda, cinsi cinsine çekiyormuş demek mi gerekmekte  ?.

İşgal kuvvetlerinin özlemini çekenler, neden bu ülkede yaşmak zorundalar ki ?. Kimse onları kollarından tutarak gitmemeleri için önlerinde durmaz. Aksine çabuk gitsin diye, birde kıçına tekme vurur. Atatürk düşmanları, yüzleri kızarmadan bu ülkenin ekmeğini yemekte, makamlarını işgal etmekte ve rahatça yaşamaktan, acaba hiç mi utanmazlar ?.

Bu vatan Atatürk ve silah arkadaşları sayesinde bizlere emanet edilmiştir. Bu topraklarda nankörlere yer olamaz. Burası Atatürk evlatlarının vatanı, bunu kimse unutmasın. Bu Atatürk evlatları, Kuvâ-yi Milliye’nin kanlarını damarlarında taşırlar. Memleketin yüz karalarına asla geçit vermezler.

Yazık bu tür düşüncede olarak, nankörce aramızda yaşayanlara . Onlar olsa olsa Deist Müslüman ve kimlik Türkü olan, Türkiye düşmanlarıdır.  Onların Müslümanlıklarından ve Türklüklerin büyük şüphe duyarım. Ne yazık ki bu tür din adamlarına dersini vermesi gereken Diyanet işleri kış uykusunda uyumaya devam etmekte. Halbuki,  Atatürk diyanete çok önem vermiştir. Böyle davranarak, diyanette onlarına günahlarına ortak olmaktadır. Diyanetin bu tür davranışları, insanları dinsel inançtan kopartarak, diyanettin inandırıcılığından uzaklaştırmakta.

ARA SIRA BİRAZDA GÜLELİM

Ayın Kaçı

Nasrettin Hoca bir iş için Konya’ya gider.Yolda adamın biri Hoca’yı durdurur.– Affedersin, Hoca efendi, bugün ayın kaçı, biliyor musun, diye sorunca.Hoca: – Nerden bileyim, ben buranın yabancısıyım, diye cevap verir.

Rapor Et



Yorumun nedir ?

× Yorum yapabilmek için giriş yapmalısın.

Paylaşımı puanlamak ister misiniz?

Yeni Yogbeci

Paylaşan Yogber : SuleymanGudul

RÖNTGENCİLİĞİNDE BÖYLESİ.

PONTUS = DENİZ