Sinem sizin için okusun
Harun sizin için okusun
in

BİZ ŞÜKREDELİM.

          BİZ ŞÜKREDELİM.

 

Süleyman Güdül

Dün gece kötü bir rüya gördüm. Rüyamda, Azerbaycan da tanıştığım bir ilkokul öğretmeni bayan, bana ırmak kenarından elini uzatarak, beni kurtar diyordu.

Rüyadan uyandım. Bir müddet rüyayı düşündüm. Çünkü, bu aile dostumuzu en az 4 yıldır görüşmüyorduk.

Allah hayra yorsun diyerek, sabah kahvaltısından sonra, bu bayanın telefonunu buldum ve onu aradım.” Acaba kötü bir durum mu var” diyerek, telefonun tuşlarına bastım.

Kadın korona virüs olmuş ve 15 gündür evinde karantinada ateşler içinde yatıyormuş. “15 gün içinde hiç doktora gitmedin mi ?”diye sordum.” 15 gündür Bakü deydim. Diş doktoruna gittim ve aile dostlarımda misafir oldum. Oralarda da ateşim çok yüksekti. Hatta görümcemin evinde herkes hasta idi. “

Hayretle sordum. 15 gün hasta hasta, yüksek ateşle nasıl kaldın oralarda, neden bir hastaneye gitmedin ? “dediğimde.

“Burası Türkiye gibi değil, burada hastalarla pek ilgilenmezler, onun için gitmedim” dedi. Ben ısrarla acele bir hastaneye gitmesini önerdim. Bana “dün doktora ateşler içinde gittim. Bana korona teşhisi koydu. Hastaneye yatır dediğimde bana “Aparatımız yok” dedi ve beni eve gönderdi. İlaç dahi vermedi. Ben şu anda ateşler içinde odada yalnız yatıyorum. Eşimde hasta, o da başka odada yatıyor. Babam bugün başka hastanelere gidecek, oralarda beni kabul etmezlerse Sağlık bakanına kadar gidecek” dedi.

Türkiye’den ona nasıl yardımcı olabilirdim ki. Bana yaşadığı kasabanın ismini söylemedi. Görevliler bana kızar dedi..Onu da anlamış değilim. Demek ki  korona konusunda saklanan bir şeyler vardı.

Üzüldüm ama elimden bir şey gelmiyordu. Çünkü Azerbaycan da onlara yardımcı olabilecek birini tanımıyordum. Tanıdığım bir ile görüştüm. O da bana “ burada korona hastalarına sizdeki kadar ilgi göstermiyorlar. Hastanelerden ziyade korona hastalarını evlerine gönderiyorlar.  Bundan dolayı meydana gelen ölüm sayılarını da tam söyleyemiyorlar, herkes idareden korkuyor.”dedi.

Anladım ki bizler, korona virüs konusunda halimize şükretmeliyiz. Ya Azerbaycan gibi, korona hastaları hastaneler yerine apart yok diyerek evlere gönderilseydi, Türkiye dede ölüm sayısı çok yüksek olurdu.

En iyisi Bakü de çıkan bir gazeteden yardımcı olmalarını istemek dedim.  AzerNews gazetesini aradım. Yetkili olduğunu beyan eden bir bayanla konuştum. İrtibat kurmaları için, Kadının telefonunu onlara verdim. Hemen yardımcı olacağını söyledi, biraz olsun rahatladım. İnşallah ilgilenmişti.

Allah yardımcısı olsun.

ARA SIRA BİRAZDA GÜLELİM

Yağmurlu günde Hoca pencerenin kenarında otururken.Yağmurda ıslanmamak için kaçan bir komşusunu görür.Pencereyi açarak, – Çok yazık, sana hiç yakıştıramadım.İnsan hiç Allah’ın rahmetinden kaçar mı, diye seslenir.Onu duyan adam utanarak yavaş yavaş yürümeye başlar.Tepeden tırnağa kadar ıslanır.başka gün Hoca dışarıdayken yağmur yağmaya başlar.Hoca evine doğru koşarken komşusu pencereden seslenir.– Heyy Hoca’m ayıp değil mi? Allah’ın rahmetinden niçin kaçıyorsun?Hoca kendisinden emin koşarken şöyle der:Ne diyorsun komşum. Ben rahmetten kaçmıyorum.Tam tersi yere düşen rahmeti çiğnememek için koşuyorum.

Rapor Et



Yorumun nedir ?

Paylaşımı puanlamak ister misiniz?

1 TEMMUZ DENİZCİLİK VE KABOTAJ BAYRAMI

KAPAK OLSUN SİZLERE.