Sinem sizin için okusun
Harun sizin için okusun
in

EMEKLİLER OKUSUN

                                   EMEKLİLER OKUSUN

Süleyman Güdül

       Tarafıma gelen bir ileti mesajını,  emeklilerle paylaşmak istedim. Olma olmaz demeyin buranın adı Türkiye. Her an her şey olur.

       Eski Yugoslavya fes edilince, bizdeki TC. gibi onlarda da “JUG” vardı. Yeni Yugoslavya “JUG” kaldırmış. Böylece yeni Yugoslavya emeklilerine maaş ödememiş. Gidin eski Yugoslavya dan emekli maaşınızı alın demiş. Eski Yugoslavya yok olduğundan, kimse emekli maaşı alamamış.

      Osmanlı devletinin “Tuğra”sı fesih edilince, Osmanlı emeklileri emekli maaşlarını alamamışlar.

Saddam’ın Irak devleti fesih edilince, emeklilere maaşları ödenmemiş. İran’da şah devleti fesih edilince, şah generalleri dahil hiç kimseye emekli maaşları ödenmemiş. Yani yeni devletler, hukuken eski devletlerin emeklilere ödenen maaşlarından sorumlu tutulmamışlar.

      Gelelim bize. 12. Milyon emeklinin kaderi TC. ye bağlı. Yeni kurulan devletler yaptıkları yeni anaysalar sayesinde, emeklilerden kurtulmanın kolay yolunu bulmuşlar. İnşallah bizim emekliler böyle bir şansızlığı yaşamamış olur.

       Günümüz Türkiye sinde 12 milyon emekli böyle bir sürprizle karşılaşır mı dersiniz ?. Bence karşılaşırlarsa da müsebbipleri kendileri olur. Bizde bir türkü vardır, “Kendim ettim kendim buldum” türküsünü söyleyerek yaşamak zorunda kalmak ta var.

       Bu ülkede bence olmaz olmaz dememek lazım. Buda emeklilerin kulağına küpe olsun.

 

ARA SIRA BİRAZDA GÜLELİM

Şu Koca Tasla

Hoca bir gün camide vaaz veriyormuş. vaazında doğru ve dürüst olmanın önemini anlatıyormuş. Bakmış dinleyenler yarı uykulu ve esniyorlar. Öğle vakti olduğu için de hepsinin karnı aç.

Düşünmüş:

– Haydi, toplanın bize gidiyoruz. Etli pilav ve yoğurt yiyelim, demiş.

Herkes hızlıca toplanmış ve eve gelmişler. Hoca karısına:– Hanım masayı hazırla, hep beraber etli pilav ve yoğurt yemeye geldik, demiş.

Karısı:– Hoca Efendi ne yaptın? Evde ne, pirinç ne et, ne de yoğurt yok, demiş.

Hoca düşünmüş, taşınmış ve içeri gitmiş ve elinde bir kaşık ve tencereyle gelmiş:

– Kusura bakmayın çocuklar, evde eğer pirinç, et ve yoğurt olsaydı bu kazan ve kaşıkla size ikram edecektim, demiş.

Rapor Et



Yorumun nedir ?

Paylaşımı puanlamak ister misiniz?

KAHVECİLER DERTLİ.

YAŞLILARIN SÖZÜNE KULAK VERİN.